Anasayfa / Yaşam / İnsan İlişkilerinde Yapmamız Gerekenler
İnsan İlişkilerinde Yapmamız Gerekenler

İnsan İlişkilerinde Yapmamız Gerekenler

Görgü kurallarının gereği gibi uygulanabilmesi için, öncelikle görgünün ne olduğunun iyi bilinmesi gerekir. Hiçbirimiz münzevi değiliz; sosyal birer varlığız. Böyle olduğu içindir ki, sosyal ortamın kurallarına uyum sağlamak durumundayız. İşte, görgü de bu kurallar bütününe sağlanan uyumdur. Söz konusu kurallara uyum da deneyimden, yaşanmışlıktan geçer. Şimdi fiskosta.com olarak genel hatlarıyla görgü kurallarının neler olabileceğini maddeler halinde sıralayalım.

İletişim selamlaşmayla başlar

İletişim kurmak, illaki konuşmak, birlikte bir şeyler yapmak demek değildir. Selamlaşmak da bir iletişimdir ve bunu en kibarca, en doğru şekilde yapmak, görgü kurallarının gereğidir. Hepimiz hemen her gün kalabalık ortamlara girip çıkıyor, hiç değilse apartman yaşamının ya da iş hayatının kaçınılmaz sonucu olarak insanlarla karşılaşıyoruz. Birçoğuna da göz aşinalığımız oluşuyor. Öyleyse, insanları görmezden gelmek, yokmuş ya da önemsizmiş gibi davranmak yerine, gözlerimizle ya da başımızla hafifçe selamlayabiliriz.

Selamlaşma adabında çok önemli bir ayrıntı da, erkeğin kadını selamlaması gerektiğidir. Ne var ki, bunu yaparken karşımızdakini rahatsız etmemek için öncelikle kadının hafifçe bir baş hareketini beklememiz gerekir.

Hitabın ve konuşmanın iletişimdeki önemi

Biriyle nasıl konuştuğunuzdan önce, nasıl hitap ettiğiniz önemlidir; çünkü iletişiminize kabaca, baskın bir üslupla, belki emrivaki tarzda başlarsanız, olumsuz bir önyargıya yol açarsınız. Örneğin, tanımadığınız kişilere ikinci tekil şahıs zamiriyle(sen) seslenirseniz, samimiyetiniz olmayanlara adıyla hitap ederseniz ya da statü olarak aşağı biriyleymişçesine kesin yargılar kullanmayı tercih ederseniz, görgü kurallarından bihabersinizdir.

Konuşmaya doğru bir hitapla başlarsanız, konuşmanız da aynı doğrulukta ve doğrultuda, kibarca, karşılıklı anlayışla sürecektir. İletişimin en önemli unsurudur, konuşmak. Ne çok yüksek ne de çok alçak sesle konuşun. Gereksiz ve özenti kelimelerden kaçının. Konuşması gereken yalnızca sizmiş gibi davranmayın. Gereğinden fazla sessiz kalmayın. Kendi şakalarınıza gülmeye kalkmayın. Aksırmak, tıksırmak gibi davranışlarda bulunmayın. Karşınızdakinin doğrudan gözlerine bakın ve kendinizden emin olduğunuzu böylelikle ispatlayın.

Dinlemeyi bilmek

Konuşmayı doğru bir tarzda yürütmekle görgü kurallarının önemli bir maddesini başarıyla geçmiş olabilirsiniz, ama iletişimde kusursuzluğu yakalamış değilsinizdir; dinlemeyi de bilmeniz gerekir. İnsanların gözlerinin içine bakmanın önemini ve etkisini unutmaksınız, çünkü bu davranış onları dinlediğinizin en kesin göstergesidir, sakince ve zaman zaman başınızı onaylar anlamda sallayarak karşınızdakine eşlik edin. Ne olursa olsun, aklınıza o an bir şey geldiyse bile araya girmeyin, sözünü kesmeyin. Dinlerken gerekli sabrı gösterin. Bu sayede iyi bir dinleyici olduğunuzu göstererek güven verecek ve görgü kurallarının belki de en hassas gereğini yerine getireceksiniz.

Ortama ayak uydurabilmek

Sevilen bir kişi olmadığından yakınan pek çok insan vardır. Aslına bakılırsa, bunu bir şekilde fark ettikleri için şanslıdırlar. Bir de sevilmediklerinin ayırdında olmayanlar vardır. Peki, neden böyledir? İnsan ilişkilerinde sevilen biri olmak, pek de öyle zor değildir. Yalnızca, basit birkaç görgü kuralına uymakla sorun çözülebilir. Hemen örneklendirelim:

Her toplulukta her konudan bahsetmeyin. Kazara yanlış bir noktaya temas ettiğinizi anladığınızda, durumu toparlamaya çalışmadan sözlerinize son verin.

Dobra ve doğrucu bir insan olmak iddiasıyla her şeyi insanların yüzüne karşı, özellikle de başkalarının yanında söylemeyin. Söz konusu karşınızdakinin iyiliği ise, uygun bir zamanda, baş başa konuşun.

Kimseye öğüt vermeyi düşünmeyin bile. Deneyiminin yalnızca sizin değil, herkesin öğretmeni olduğunu unutmayın.

Ricadan gocunmayın ama kibarlığı da abartarak yapaylığa vardırmayın.

Neşeli ya da somurtkan olmanın sınırlarını zorlamayın; bu konuda cimri davranın.

Telefonla konuşmanız gerektiğinde, kalabalıktan ayrılın.

Gerek oturmanızla ve gerekse yürümenizle insanların gözüne batmayın; kendimden emin olacağım, diye ayak ayak üstüne atmayı ya da dik yürümeyi abartmayın.

Yazar Tuba KARADAĞ

Tuba KARADAĞ
Fiskosta.com'un sizlerle olabilmesi için yorum ve desteklerinizi bekliyoruz. Lütfen yazılarımızı sosyal ağlarınızda paylaşın. Sevgiler. :)

Beni de oku :)

hediye_cekilisi_fiskosta

Sürprizzz! Hediye Çekilişini Sakın Kaçırmayın

Merhaba fiskosta.com okuyucuları, Bu fincan sizin olsun ister misiniz?  Katılımcılar arasından çekiliş yapılacak ve fiskosta.com’dan ...

Bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir