Anasayfa / Edebiyat / Edebiyatta Büyülü Gerçekçilik Akımı Nedir? | Yazarları, Romanları, Özellikleri
Edebiyatta büyülü gerçekçilik akımı nedir? Fantastik roman yazarları
Edebiyatta büyülü gerçekçilik akımı nedir?

Edebiyatta Büyülü Gerçekçilik Akımı Nedir? | Yazarları, Romanları, Özellikleri

Edebiyatta büyülü gerçekçilik akımı nedir? Büyülü gerçekçilik akımı temsilcileri, özellikleri, örnekleri…

fantastik gerçekçi Türk yazarlar, eserleri ve incelemeleri…

Edebiyatta büyülü gerçekçilik akımı nedir?

Büyülü gerçekçilik nedir, öncelikle bu soruya genel bir yanıt verelim.

Doğal ya da gerçekçi kabul edilenden farklı olarak sihirli ve gerçek ötesi ögeleri içeren sanat akımı demektir, büyülü gerçekçilik. Yenilik arayışındaki yazarlar, büyülü gerçekçilik ile roman ve öykü türüne yeni bir soluk getirmişlerdir. Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için Edebiyatta Postmodernizm yazımızı inceleyebilirsiniz.

Todorov, fantastiği kendi içinde ikiye ayırmıştır. Fantastiğin bir yanına tılsımlar, doğa üstü olaylar; diğer yanınaysa, garip görünse de doğa yasalarıyla açıklanabilecek olayları koymuştur. Biz de bu bağlamda, daha sık karşılaştığımız fantastik kelimesini de büyülü gerçekçiliğe yakın bir tür olarak kullanacak, birlikte ele alacağız.

Büyülü gerçekçilik ne demek, edebiyatta büyülü gerçekçilik akımı nedir, kısaca değindik. Şimdi büyülü gerçekçilik sanatçıları için birkaç örnek verebiliriz.

Edebiyatta büyülü gerçekçilik akımı temsilcileri

Özellikle Latin Amerika edebiyatını büyülü gerçekçiliğin vatanı olarak gösterebiliriz.

Alejo Carpentier, Jorge Luis Borges gibi yazarlar, Latin Amerika edebiyatında büyülü gerçekçilik denildiğinde akla ilk gelen isimlerdendir. Büyülü gerçekçilik Borges ile hikâye türünde kendine yeni bir yol ve kitle bulmuştur. Borges’in Ölümsüz adlı öyküsü bu türe en güzel örneklerdendir.

Diğer yandan, büyülü gerçekçilik temsilcileri arasında Marquez’i ayrı bir yere koymak gerekir. Büyülü gerçekçilik Marquez ile olgunlaşmış ve yaygınlaşmış bir akımdır.

Fantastik roman yazarları arasında Bulgakov, Salman Ruşdi gibi yazarları da gösterebiliriz. Edebiyatta büyülü gerçekçilik akımı nedir, dünya edebiyatındaki temsilcileri kimlerdir, kısa bir geçiş yaptık. Türk edebiyatı özelinde durum nedir, biraz da bunu konuşalım.

Büyülü gerçekçilik akımı Türk temsilcileri

Büyülü gerçekçilik Türk yazarlar için de farklı bir soluk olmuştur. Fantastik roman yazan Türk yazarlar kimlerdir? Büyülü gerçekçilik akımının Türk edebiyatındaki temsilcileri için de birkaç örnek verelim.

Gerçekçi yazarlarımızdan olsa da, bazı eserleriyle Hüseyin Rahmi Gürpınar fantastik edebiyat yazarları arasında da gösterilebilir. Türk edebiyatında büyülü gerçekçilik Latife Tekin ile de anılan bir akımdır. Nazlı Eray büyülü gerçekçilik akımının Türkiye’deki temsilcilerinden sayılabilir.

Kültürümüz, hikâyelerimiz, efsanelerimiz… Büyülü gerçekçilik, Türk edebiyatı temsilcileri ile Türk okuyucusuna bir başka penceredir. Edebiyatta büyülü gerçekçilik akımı nedir, Türk ve dünya edebiyatındaki temsilcileri üzerinden şöyle bir değinmiş olduk. Büyülü gerçekçilik kitapları üzerinden de konumuza devam edelim.

Büyülü gerçekçilik kitapları

Büyülü gerçekçilik roman ve hikâye türleri üzerinde etkisini göstermiş, büyülü gerçekçi romanlar ayrı bir kitle edinmiştir. Büyülü gerçekçilik romanları için birkaç örnek üzerinde duralım.

Gabriel Garcia Marquez Yüz Yıllık Yalnızlık

Salman Ruşdi Geceyarısı Çocukları

Mihail Bulgakov Usta ile Margarita

Özellikle de Yüzyıllık Yalnızlık, büyülü gerçekçilik için en fazla anılan ve anlatılan eserdir. Büyülü gerçekçilikte Garcia etkisi yadsınamaz. Gabriel Garcia Marquez kitapları, örneğin Kırmızı Pazartesi büyülü gerçekçilik için bir diğer güzel örnektir. Dünya edebiyatından büyülü gerçekçi – fantastik roman örnekleri listemizi şimdilik bu kadarla sınırlayalım. Türk edebiyatında fantastik roman ne durumdadır? Yaygın bir akım olmamakla birlikte, büyülü gerçekçiliğin edebiyatımızdaki temsilcileri de farklı eserlere imza atmışlardır. Öyleyse, Türk edebiyatında fantastik roman örnekleri için de birkaç isme yer verelim mi?

Ahmet Mithat Çengi

Hüseyin Rahmi Gürpınar Gulyabani

Latife Tekin Sevgili Arsız Ölüm

Türk edebiyatında büyülü gerçekçilik temsilcileri arasında, öykü türünde Nazlı Eray’ı da anmıştık zaten.

Türk edebiyatında büyülü gerçekçiliğin en önemli temsilcisi kimdir? Buna herhangi bir isim vermek yerine, yukarıda adını geçirdiğimiz yazarların mutlaka incelenmesi gereken, değerli kitapları olduğunu belirtmekle yetinelim.

Türk edebiyatında fantastik roman örnekleri arasında Peyami Safa – Matmazel Noraliya’nın Koltuğu, Nazlı Eray – Arzu Sapağında İnecek Var, hatta tasavvuf edebiyatının önemli ismi Filibeli Ahmet Hilmi – Âmâk-ı Hayal de gösterilebilir. Latife Tekin ve büyülü gerçekçilik ilişkisine değinmiştik aslında. Yeri gelmişken, Tekin’in Berci Kristin Çöp Masalları büyülü gerçekçilik için bir diğer örnek kitap denilebilir. Pek anılmasa da, destansı anlatımıyla, halk hikâyelerini kullanmadaki ustalığıyla Yaşar Kemal büyülü gerçekçilik akımı için, özellikle bazı eseriyle önemli bir isimdir.

Türk fantastik edebiyatı yazarları farklı eserler yazabilmişlerdir. Fantastik romanı geniş bir yelpazede incelemek doğru olacaktır. Türk edebiyatında ilk fantastik roman, kimilerine göre Derviş Hasan Medhi’nin Esrâr’ı Hikmet’idir. Konusunu İran öyküsünden alan Ferhat ile Şirin öyküsü de büyülü gerçekçilik için örneklendirebileceğimiz bir halk hikâyesidir. Dünya ve Türk edebiyatında büyülü gerçekçilik temsilcileri ve eserleri örneklememize şimdilik ara verelim.

Edebiyatta büyülü gerçekçilik akımı nedir demişken, Marquez’e ayrı bir başlık açmamak olmaz.

Gabriel Garcia Marquez ve büyülü gerçekçilik – Yüzyıllık Yalnızlık konusu

Marquez büyülü gerçekçilik için önemli bir isim demiştik, özellikle de Yüzyıllık Yalnızlık kitabıyla. Peki nedir bu kitap? Büyülü gerçekçilik ve Yüzyıllık Yalnızlık ilişkisi için ne söylenebilir.

Kitabın konusunu uzunca anlatmak yerine hızlı bir geçişle diyebiliriz ki hepsi aynı adı taşıyan, göğe yükselen, kendini tutuklamaya gelen askerlere görünmeyen, kuyruklu doğan roman kahramanları ve gerçek ötesi nice motiflerle Gabriel Garcia Marquez büyülü gerçekçilik için özel bir eser yazmıştır.

Büyülü gerçekçilik özellikleri

Büyülü gerçekçilik yazarları, gerçeğin ötesinde, farklı, kurmaca bir dünya yaratırlar. Bunu yaparken de farklı anlatım teknikleri ve türlerden yararlanırlar. Edebiyatta büyülü gerçekçilik akımı nedir, ne yapmaya çalışır, bir fikrimiz oldu. Şimdi konumuzu biraz daha ayrıntılandıralım.

Büyülü gerçekçilik ve halk anlatıları konusuna, birinin diğerini beslemesi açısından özellikle değinmek gerekir. Halk hikâyeleri, destanlar, efsaneler, büyülü gerçekçiliği besleyen önemli unsurlardır.

Bunun yanında, fantastik gerçekçilik yazarları, büyülü gerçekçi roman yazarları eserlerinde ironi, paradoks ve sembolleri çokça kullanır; mecaz, mübalağa gibi söz sanatlarına yer verirler. Düz değil, çevrimsel bir zaman algısı söz konusu olabilir. Zaman ve mekân algısı genellikle belirsizdir.

Buna en güzel örnek, Emre Karadağ’ın 6’sıdır. Eserin Hayatın Anlamını Arayan başlıklı bölümünde zaman ve mekân kaygısı güdülmeksizin yeni bir gerçeklik oluşturulmuştur. O kadar ki geçmiş zaman (dı’lı ve mış’lı geçmiş zaman), şimdiki zaman, gelecek zaman ve geniş zaman iç içedir. Öte yandan, tekil ve çoğul şahıs kullanımları da belirsiz ve karışıktır. Buna bir örnek verelim.

“Bir su birikintisine vardılar. Çarşaf gibi dümdüz, mavi gibi masmavi!… Uçuşan martılarla onları yakalamaya çalışan devekuşları… Birisi de -bir insandı bu- birikintinin kıyısına oturmuş, elinde maya, uğraşıyor; yoğurt olmasını kim istemiş ki bu su kabul etmemiş, diye tekrarlıyor. Ne yapıyorsun burada? Görmüyor musun? Görüyorlardı! Ne zamandır uğraşırmış buna? Öncesi yoktu ve olmayacaktı sonrası da. Havalı cümle! Derken, koşarak gelen birkaç kişi belirir ufukta. Broş ve iğnelerle tutturdukları giysilerini – bol ve ayak bileklerine kadar uzundu bu giysiler- bedenlerine sarmış, ayaklarında takunyalar, başlarında yaprak desenli taçlar, zeytinyağı kokuları salarak geleceklerdi, suya gireceklerdi; biri, işte, aynı nehirde yıkanıyorum, diyecekti; diğeri de bunun aynı nehir olmadığını, hatta nehir bile olmadığını söyleyecekti. Anlaşamayınca, güreşe tutuşurlar. Ben, ben oldukça, bunun böyle olduğunu ispatlayacağım, diyordu hepsi. Şimdi, bu göl aslında yok, anladın mı, der bir tanesi. Nasıl yok? Yok işte. Yani var da, yalvarırım söyleyin, nedir ki bu göl sizin bilincinizde olandan başka? Bu iddiayı sevmeyince az önce güreşenler, sözün sahibini kovalamışlar öpmek için! İşinize gelmese de, dersiniz kaçarken, hiçbir şey bilincinizden başka hiçbir yerde yok; bunu kanıtlamaktır tek hedefim.” (s. 102-103)

Şimdi, yukarıdaki örneği ve altını çizdiğimiz kelimeleri birlikte inceleyelim. İlk cümlenin dı’lı geçmiş zaman olduğunuz görüyoruz. “diye tekrarlıyor.” ile biten cümlede şimdiki zaman, “belirir ufukta.” diye biten cümlede geniş zaman, “geleceklerdir, suya gireceklerdir” diye devam eden cümlede gelecek zaman, “sahibini kovalamışlar” diye devam eden bir başka cümlede miş’li geçmiş zaman kullanılmıştır. Yani, zamanın özellikle ve ironik bir dille belirsiz bırakıldığını görüyoruz.

6 Emre Karadağ kitabı

Diğer yandan, yine aynı örnekte alışılagelmiş anlatı betimlemelerinin parodisinin; “bu göl aslında yok… yani var da…” cümlesiyle Berkeley’in felsefesine paradoksal bir göndermenin; “broş ve iğnelerle tutturdukları giysilerini…” cümlesindeki sembolik ifadeyle de Antik Yunan’a vurgunun yapıldığını görüyoruz.

6’nın Hayatın Anlamını Arayan başlıklı bölümünde halk hikâyelerinden ve destanlardan yararlanıldığını da belirtelim. 100. sayfada, “Tepegöz görende korkan insan!” diye başlayan şiir Dede Korkut’un üslubu ve Tepegöz öyküsü; yine 100. sayfadaki “Cenklerin koca dünyaya ün salmış cengâverleri,” diye başlayan bölümse Virgilius’un Aeneis Destanı üzerinden oluşturulmuştur. Eserdeki bu örnekler, göstergelerarasılık metinlerarasılık için de örnek oluşturmaktadır. Ayrıntılı inceleme için göstergebilim ile ilgili makalemize göz atabilirsiniz.

Büyülü gerçekçilik akımında döngüsel zaman algısı benimsenebildiğini söylemiştik. 6’nın bütününde ama özellikle Hayatın Anlamını Arayan bölümünde sürekli bir döngü vurgusu yapıldığını da belirtmek gerekir.

Her ne kadar Türk edebiyatında büyülü gerçekçilik akımı çok fazla benimsenmiş değilse de, bazı yazarlarımızın farklı denemeler yaptığını da görüyoruz. Yukarıda da andığımız Latife Tekin büyülü gerçekçilik akımı için Türkiye’de önemli bir isimdir.

Makalemizi bitirirken, en iyi psikolojik romanların derlemesini yaptığımız yazımızı buradan okuyabileceğinizi belirtelim.

Edebiyatta büyülü gerçekçilik akımı nedir, temsilcileri, örnekleri ve özellikleri…

Birlikte büyülü bir dünyanın kapılarını aralayıp şöyle bir baktık.

Yazar Tuba KARADAĞ

Fiskosta.com'un sizlerle olabilmesi için yorum ve desteklerinizi bekliyoruz. Lütfen yazılarımızı sosyal ağlarınızda paylaşın. Sevgiler. :)

Beni de oku :)

6 Emre Karadağ kitabı

Emre Karadağ – 6 Kitabı Değerlendirmesi ve Çözümü

Dört kişilik bir aile… Sinir hastası paranoyak bir anne… Alkolik, obsesif bir baba… Üvey evlat ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir